Ofislerimizi kapayıp, evden çalışmaya başlamamızın 7. haftasını yaşıyoruz. Dün sektörün farkı bölümlerinden 3 ayrı profesyonel ile sohbet ettim ve hepsi de aynı soruyu bana yönelttiler;
“Ne zaman normale döneriz?”
Bugünlerde herkesin kafasında neredeyse tek bir soru var.

Normale dönebilecek miyiz, yeni “normal” ne olacak?
Bu sorunun cevabını vermek gerçekten zor. Turizm sektörü büyük yara aldı ve maalesef bugüne kadar yaşadığımız krizlerin hiçbirine de benzemiyor. İyileşme öngörüleri 3 ay ile 3 yıl arasında değişiyor…
İyimserler, yaz sonu normalleşeceğimizi, kötümserler ise bu krizden dönüşümüzün en erken 2022 senesini bulacağı söylüyor. Her gün onlarca “webinar”da bu konu üzerine çözüm modellerini tartışıyoruz.
Pandemi başladığında, Mart ayından Haziran ayına kadar olan tüm etkinlikler iptal edilmiş veya ertelenmişti. İçinde bulunduğumuz Nisan ayının son günlerinde ise erteleme dalgasının bir sonraki bölümüne giriyoruz; Temmuz ve Eylül ayları arasında gerçekleşmesi planlanan etkinlikler, ertelenmeye veya iptal edilmeye başlandı. Özellikle de büyük etkinlikler bundan en çok zarar görenler.
Önceki hafta CDC, 250 yolcu kapasitesi üzerindeki tüm kruvaziyer şirketlerinin, seferlerini Ağustos ayına kadar durdurmasını istedi.
Geçtiğimiz gün Microsoft, planlanmış olan tüm etkinliklerini 2021 Temmuz ayına kadar iptal ettiğini duyurdu.
Etkinlik ‘segmentinde ki en büyük firmalardan birinin aldığı bu kararın diğerleri tarafından takip edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor.
Etkinlik ve seyahat endüstrisinde; en iyi tahminle, yılın son çeyreğine odaklanmanın mümkün olabileceği konuşulsa da, güzel başlayan bir 2020 yılını sektörün yakalaması mümkün gözükmüyor.
Peki biz cevabını net olarak bilmediğimiz bu sorunun yarattığı ortamda neler yapabiliriz?
Başa dönersek; sorulması gereken soru “Ne zaman Normale döneriz?” yerine Normale dönerken biz neler yapabiliriz ? olmalı.
Bu sorunun cevabı, normale döndüğümüz de en güçlü halimizle kalmamıza yardımcı olacaktır.
Bu cevabı iki bölümde inceleyebiliriz.
1. Sizin “Fiziksel & Mental Durumunuz”
Şüphe götürmez ki, bu Pandemi süresince hepimiz gündelik alıştığımız aktivitelerimizden geri kaldık ve normal rutinlerimizi kaybettik. Peki, fiziksel ve mental durumumuzu daha iyi hale getirmek için neler yapabiliriz? Size, aşağıda birkaç önerimi derledim.
· Yeni ofisinizi, çalışma ortamınızı evde oluşturun ve çalışma disiplininizi kaybetmeyin. (Pijamanız ile asla işinizin başına oturmayın, mutlaka çalışacağınız saat aralıklarını belirleyin ve bu saatlere uyun)
· Başlayıp da bitiremediğiniz ‘To Do’ listelerinizi tamamlayın. Kısa vadeli, sonuçları kolaylıkla ölçümleyebileceğiniz yeni planlar hazırlayıp gerçekleştirin.
· Sosyal medyayı kısıtlayın ya da filtreleyin. Sadece size katkı sağlayacak webinarlar’ için zaman ayırın. (Katılımcılarının kim olduklarını, deneyim ve becerilerini önceden araştırıp inceleyin. Unutmayın ki zamanınız bugünlerde daha da kıymetli.)
· Tavsiye edebileceğim, güzel bir online girişim. Afrika’daki doğal hayatı izleyebileceğiniz bir online safari imkanı sağlıyor..
· Daha sağlıklı yiyin ve uyku düzeninizi kontrol edin. Uyanma saatinizi normal rutininize yakın tutun! (Kişisel olarak beni en çok zorlayan konulardan bir tanesi.)
· Size iyi gelebilecek bir hobi edinin ve mutlaka kısıtlama altında da olsa fiziksel aktivite yapın (Yoga, kısa koşular, yürüyüş vs, önceki kiracının evimde bıraktığı koşu bandı bugünlerde çok işime yaradı .)
· Aile bireylerinize ve yakın arkadaşlarınıza daha çok vakit ayırın.
· Zamanı kontrol etmeyi bırakın, akışında olun.
2. Şirketinizin “Fiziksel & Mental Durumu”
Şirketlerin de yaşayan birer organizma olduğunu, fiziksel ve mental yapılarının olduğunu gözardı etmeyin. Aşağıdaki öneriler size bu süreçte yardımcı olacaktır.
· Şirketiniz gücünü, en az mali yapısı kadar ekibinizin gücünden de aldığını unutmayın. Ekibinizi bu süreçte sürekli bilgilendirin, ulaşılır olun. İyiyi ve kötüyü saklamayın.
· Ekibiniz ve aileleri için güvenli bir ortam yaratmaya hedefli olun, iş odaklarını dinamik tutmak için yaratıcı metodlar arayın.
· 3 / 6 / 9 aylık finansal önlem paketleri geliştirin, şirket olarak vazgeçebileceğiniz ve/veya yerine kullanabileceğiniz servisleri araştırın.
· Şirketinizin, içinde bulunduğu ekonomik sistemin bir parçası olduğunu unutmadan, her zamanki servis sağlayıcılarınıza destek olmayı unutmayın. ( Olası faturalarınızı hemen ödeyin !)
· Müşterileriniz ile iletişimi asla koparmayın, bu kötü günlerde yakınlarında olun, onların tercih edecekleri platformlarda ve sıklıkta buluşmaya özen gösterin.
· Ürünlerinizi / Servislerinizi sürekli güncelleyin ve müşterilerinizin sizi arayacağı ilk güne hazır olun.
· “Yeni Normal”de beklenecek en önemli özelliğin ‘tam esneklik’ olacağını aklınızda tutun, tedarikçilerinizi bu yönde bilgilendirin ve donanımlı hale gelmelerine destek olun.
· Süreçlerde ve kararlarda çevik davranın, alışkanlıklarınızı bir kenara bırakın ve yeni dinamiklere açık olun. Ekibinizin sürekli bu yönde kas geliştirmesine destek olun.
Son söz olarak, özellikle vurgulamak gerekir ki , bu krizden çıktığımız gün hepimiz ( tabii çıkabilenler ) başlama çizgisinde beraber olacağız ve yarış tekrar başlayacak ve bu yaptığımız ‘antremanlar’ bizim daha rahat bir yarış koşmamızı sağlayacak.
Tekrar başlayacağımız güne değil, bugüne ve yapabildiklerimize odaklanalım.
Sağlıkla ve güvende kalın !
Yazar: Ömür Yeker